üretkenlik kürü
hayal etmenin suç olduğu bir evrende yaşam mücadelesi hakkında sitemler...
Çevremizin yoksun üretim kiti: hayal gücü. Öğretimle ilk tanıştığımız yaşlarda ilk karşı olmamız gereken durum varsa bu hayal gücümüzü kullanmak olurdu.
Ebeveynlerin başlıca soru uzaklaştırıcı ve ileride birçok yola saptırıp kendi gözlerinde koruyamadıkları ya da onaylayamadıkları stereotipler yaratmaktan kaçınmaları için çocuklarına ilk öğrettikleri şey beyinlerini kullanmamasını söylemek. Belkide yüce yaratıcının insanlık döngüsüne bahşettiği ‘merak’ kavramı şu anki çeşitli toplumların oluşmasında rol oynadı. Büyüklerin onlar için utanç verici olacağı herhangi bir soru karşısında paniklemek istemedikleri için (evet sadece kıçlarının keyfine göre..) çocuklarına bakmaktan kaçınırlar. Tabii bu utanç vericilik kısım göreceli olsa da onlar da belli zamandan sonra beyinlerini kullanmayı bıraktıkları için kültür, eğitim, entellektüelite gibi birçok kavramdan yoksunlar. Sadece ona yalan da olsa cevap ver zaten çocuk günün sonunda kendi doğrusunu oluşturacak. Kendi oluşumunu yaratması ve seni kendi varlığıyla rahatsız etmeyeceği etkeni neden söndürüyorsun ki? İcatların bulunması, yeni keşifler, hatta savaşı oluşturan ve mani olan birçok etken hayal gücümüzün sonucuyla olmuştur.
Çocukken hayallerini gerçekleştirmek isteyen bir sürü bilim insanı veya dilimizde, tarihimizde yer etmiş birçok değerli insan kendi çocuklarındaki üretkenlik hayallerine borçlular. Şimdiki insanların ‘hayallerime kavuştum’ hedefleri; iş, güç, para ve mutlu bir aile oldu. Hayalin bile realistleşip etikleştiği bir dönemde hiç kimse 21. yüzyılda ne kadar geliştiğimizi sorgulamasın. Eskiden bu npc bebekler yaratma işi genç yetişkin zamanlarında nüksediyorken bi nebze kabul edilebilirdi. Şimdi ise daha okuma yazma öğrenmemiş, teknololoji onun ilk bez bebeği olmuş yeni jenerasyon tiplemeler nimet olarak bilinmesi gereken fantastik hayalleri büyük bir linç kültürüne sürükler oldu. Geriye 40’lı yaşlarda aydınlanma yaşayan gençliği çalınan Peter Pan’ların üretkenlik kürünü yaşattıklarını ümit etmek kaldı. Bu şaşkınlık verici olayda kendimi nereye koyucağımı bilemez oldum. Çünkü Z kuşağı diye tanımladıkları nepo canavarlardan tamamen Z(!)IT olduğum kesin, fakat bir yandan erken emeklilik dileyen masa başı Nietzsche’ler kadar kafa açıcı olmadığım da…
Uzun lafın kısası üretim anlayışı sığ olan tiplerin doğuşu, dejenere olmuş hayatların getirisi olması ve hayal etmenin kaynağında parlak yapay zekaların çöp kutusuna yer vermesi gibi bir çok sorun oluşturan günümüz dertlerinden kaçılması geren bir durum olarak görülmesi. Hayatın renklerinin küçük beyinlerimizde solmasını durmaya ilk önce çok basit ama bi’ o kadar da etkili bir adımla durdurmaya önayak olabiliriz. Hayal gücümüzü kullanmak.
Şimdilerde ucube diye yaftalanan tek başına konuştuğumuz küçük diyaloglar, güvenli alanımızda hayalin harmoni oluşturduğu ritimle dans etmek, çer çöp diye bahsedilen 21. yüzyıl beklentisi küçük oluşturulan teknolojiden büyük çizimler bizi biz yapacak; aslında her insan birer keşif ustası oluşunu gösterecek: üretimimizin, ileri öngörümüzün tesiri: hayal etmek.


